OTONOM SİSTEMLER NEDİR?

Genelmekanik, ansiklopedi


 

Otonom ya da Yarı Otonom sistemler, kendi başlarına karar alabilen ya da alternatifler oluşturabilen sistemlerdir. Bu kapsamda “araçların kullanıldığı her alanda otonom sistemler de kendilerine hızlıca yer bulacaklardır. Sivil ya da Askeri alanlarda, Otonom “Su üstü, su altı, kara, hava” araçları çalışmaları tüm dünyada çok hızlı bir şekilde uygulama alanları bulmaktadır.

Otonom Sistemler, günümüzde hepimizin sıklıkla duyduğu, bir tarafından aşina olduğumuz ve farkında olmasa da kullanmaya başladığımız bir genel kavramı ifade etmekte. Esasen kavram çok yeni olmakla birlikte, uzun yıllar önce başlayan çalışmalar ve alanda yapılan öncül gerçekleştirmeler her zaman vardı. Sadece adını koymak ve genel anlamda bu ad üzerinde uzlaşmak biraz zaman almakta.

10 yıl öncesinin popüler konusu “Ağ Merkezli Harekât” savunma alanında çalışan veya bu alanda profesyonel/yarı profesyonel okumalar yapan kişiler tarafından hemen hızlıca hatırlanacaktır. O günlerde de alanın adı tam olarak net değildi, “Ağ Merkezli Harekât, Ağ Tabanlı Harekât, Ağ Destekli Yetenek, Bağlı Ağ Operasyonları (Connected Network Operations)” gibi farklı isimlendirmeler kullanılmaktaydı. Yine bu isimler tek başlarına bir teknolojiyi ifade etmiyor aksine bir konsepti anlatmaya çalışıyorlardı.

Teknolojik sıçramalar genellikle bir paradigma değişimini yaratır, ortaya çıkan bu yeni ontolojik durumu ifade etmek için de genellikle konseptler oluşturulur. İşte yıllar öncesinde “Ağ Merkezli Harekâtın” zaten geliştirilmiş ya da geliştirilmekte olan teknolojileri tanımlayan bir konsept olduğu gibi bugün “Otonom Sistemler” kavramı da benzer şekilde bir teknolojik değişimin ontolojik açıklama biçimidir. 1930’lu yıllarda “Curtiss N2C-2” ve “Radioplane OQ-2” droneları geliştirilmiş olsa da bu sistemler tamamen radyo kontrollü olduklarından her hangi bir otonom özelliğe sahip değillerdi. Alanda birçok farklı başlangıç noktası varsayılabilir (eski Yunan’da Archytas’ın buhar makinalı güvercini dâhil) ancak, kanımca en önemli iki başlangıç noktasından birisi kontrol sistemlerinin dâhil olduğu Teetor çalışmaları diğeri de işin teknik altyapısı ve teorisi ile ahlakı üzerinde fikir yürüten Wiener’in çalışmaları olabilir. Dolayısıyla ilk otonomi yaklaşımının temelleri günümüzden tam 70 yıl öncesine dayanıyor diyebiliriz. İlk yarı otonom teknoloji, tamamen görme engelli olan Ralph Teetor’un arabayı kullanan avukatının konuşurken yavaşlaması dinlerken ise hızlandığını fark etmesi üzerine “konforsuzluktan” doğdu. 1948 yılında “US 2519859” numarası ile alınan “Speed Control Device For Resisting Operation of The Accelerator” patenti, ilk otonom uygulaması olarak sayılabilir. Aynı yıl Wiener “Sibernetik: Ya da Hayvan ve Makinede Kontrol ve Muharebe” isimli teknik, 1950 yılında da “İnsanlık İçin İnsan Kullanımı: Sibernetik ve Toplum” adıyla kuramsal devrim niteliğinde kitaplar yayınlar. Bu alanda daha derin okumalar yapmak isteyenler için, kitabın genel muhteviyatını açıklayıcı bir ifade olan “Sibernetik kuramın haberleşme ve kontrole yaklaşımı, sistemin parçalarının düzgün çalışabilmesi için aralarındaki mesaj alış verişinin daha sık olması ve parçaların bu mesajlaşma yoluyla birbirlerinin çalışma durumlarını kontrol etmesi şeklindedir.” (Sefad, 2017 (37): 515-518, Doç. Dr. Gürcan Şevket Avcıoğlu), ifadesi yazıldığı yıl itibariyle oldukça heyecan vericidir. Otonom ya da Yarı Otonom sistemler, kendi başlarına karar alabilen ya da alternatifler oluşturabilen sistemlerdir. Bu kapsamda “araçların kullanıldığı her alanda otonom sistemler de kendilerine hızlıca yer bulacaklardır. Sivil ya da Askeri alanlarda, Otonom “Su üstü, su altı, kara, hava” araçları çalışmaları tüm dünyada çok hızlı bir şekilde uygulama alanları bulmaktadır. Bu yazı kapsamında ilgili teknolojilere tek tek odaklanmak maalesef mümkün olmadığından genel bilgiler verilerek, alandaki fark yaratacak paradigma değiştirecek teknolojiler hakkında bilgi verilecek ve “İnsan Makine Takımları” konusunda teorik yaklaşımlar değerlendirilecektir.

 

Bu web sitesinde paylaşılan içerikler tamamen bilgi amaçlı olup, bir resmi belge niteliği taşımaz.

 

 

Kaynak : m5 Ulusal Savunma Stratejileri Dergisi,  Deniz Altın yazısı 19.03.2019 tarihinde saat 11.18 ‘ de erişildi.